‘Bitkisel’ yaşam!

Dünya nüfusu artarken, beslenme ihtiyacını sağlıklı şekilde karşılayabilmek adına gıdaların çeşitlendirilmesi, önümüzdeki yılların en önemli başlıklarından biri olacak. Son yıllarda sağlık, çevre, sürdürülebilirlik gibi pek çok hassasiyet nedeniyle öne çıkan alternatif protein ürünlerinin tüketimi ve bu alana yapılan yatırımlar her geçen gün artıyor. Küresel anlamda gıda fiyatlarındaki artış da çeşitliliği zorunlu hale getiriyor. Türkiye’deki bazı gıda firmaları ise mevcut reçetelerini değiştirmekle kalmayıp; üretimini yüzde 100 bitkisel ürünlere kaydırıyor.

YÜKSELİŞ SÜRECEK

Kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olan Avrupa Vejeteryan Birliği’nin teşviği ile ortaya çıkan V-Label’ın Türkiye Direktörü ve Vegan Derneği Türkiye’nin de Kurucu Başkanı Ebru Arıman’a göre, 2022’de de bitki bazlı et endüstrisi yükselişini sürdürecek ve endüstri, tahminlere göre, önümüzdeki üç yıl boyunca yüzde 9 oranında büyüyecek.

Dünya genelinde ise alternatif protein pazarındaki satışların, 2040 yılına kadar toplam et pazarının yüzde 60’ını karşılaması bekleniyor. Bitki bazlı et pazarına ilk giren şirketlerden biri olan Alman Rügenwalder Mühle, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, 2021’de ilk kez et ürünlerinden daha fazla bitki bazlı et sattıklarını söyledi. 2021’de ise hayvan kaynaklı et, yumurta, süt ürünleri ve deniz ürünlerine alternatif sunan şirketlere yapılan yatırım, bir önceki yıla göre, yüzde 60’ın da üzerinde arttı.

‘DEĞİŞİM ZOR’

Pazar son yıllarda hızla büyüse de Rabobank Küresel Stratejisti Cyrille Filott’a göre, ivme yavaş yavaş kaybediliyor. Filott, “Vegan ürünler pazarının ya da alternatif proteinlerin bir balon olduğuna inanmıyorum ama bu elbette engebeli bir yolculuk olacak. Tüketici alışkanlıklarını değiştirmek kolay değil. Bu anlamda tüketicilerin daha fazla ürün satın alması için ürünlerin hala tat ve doku açısından iyileştirilmesi gerekiyor” yorumunu yaptı. Asıl problemin yem fiyatları olduğunu belirten Filott, “Bunun sonucunda et fiyatları da daha çok arttı. Bu durum muadillerinden daha uygun olabileceği için tüketicileri bitki bazlı ürünler almaya yöneltebilir” dedi.

TÜRKİYE’DE İLGİ ARTIYOR

Ebru Arıman özellikle Avrupa’da hızla yükselen veganizmin, Türkiye’de de üretim ve ihracatı değiştirdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “BM rakamları, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun 9.8 milyara ulaşacağını öngörüyor. Bu da bitki bazlı beslenmeye geçiş olmadığı sürece ciddi bir küresel krizin kapıda olduğu anlamına geliyor. Türkiye’de de veganlığa olan ilgi hızla yükseliyor. Araştırmalara göre, Avrupalıların yarısı artık aktif olarak hayvansal ürün tüketimini azaltıyor ve tüketici talebi de bu doğrultuda değişiyor.”

ŞİRKETLER DE AYAK UYDURACAK

“Gıda endüstrisindeki tüm markaların gelecek stratejilerinde, bitkisel proteinler alanındaki çalışmalar yer alacak” diyen Pınar Et Genel Müdürü Tunç Tuncer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünya çapında operasyonların getirileri arttıkça yatırımların da boyutu büyüyecektir. Pınar Et olarak, bitkisel protein, sebzeler, kullanılarak yapılan donuk atıştırmalıklar ve et tadını, içinde et içermeyen şekilde ürettiğimiz ürünlerden oluşan iki kategorimiz var. Bitki bazlı protein içeren ürünler pazarının büyümeye devam etmesini bekliyoruz.”

VEGAN KOZMETİK 21 MİLYARA KOŞUYOR

Vegan ürünler sadece gıda sektöründe değil; kozmetikte de dikkat çeken bir performans sergiliyor. Küresel anlamda vegan kozmetik pazarının, yılda yüzde 6.3 büyüyerek 2025 yılına kadar 20.8 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Vegan sertifikalı deodorant mendiller üreten Aksan Kozmetik Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kutanoğlu, 100 ülkeye ihracat yaptıklarını belirterek, “Vegan ürünlere olan talebin gittikçe artacağını düşünüyoruz” dedi.

‘Bitkisel’ yaşam‘Bitkisel’ yaşam

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.