CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Tepkiyi kaşımamak lazım

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dünkü Meclis Grup toplantısında gündemi Suriyeli sığınmacılardı. Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

“Devlet şahsileştirilemez, kişiye indirgenemez. İki alanın şahsileştirildiğini görüyoruz, ekonomi ve dış politika. Dış politikayı egemen güçlerin talebiyle yapmaya kalktığınızda çok daha derin sorunlar yaratıyorsunuz, bugün geldiğimiz nokta budur. Suriye ve sığınmacılar. Bu konuda iddialıyım, partim çok iddialı. Olayların başından beri en tutarlı söylemde biz bulunduk. Ağustos 2012’de Erdoğan’a mektup yazıp, Suriye konferansı düzenlemelerini önerdim, tabii olmadı, Eylül’de o meşhur lafını söyledi, ‘Emevi camiinde namaz kılacağız’. Bu anlayış Türkiye’yi bugünkü haline getirdi. Yetmedi Mart 2013’te BM Genel Sekreteri’ne mektup gönderip, savaşın bitmesi için ağırlık koymalarını istedim. ‘Dünya beşten büyüktür’ diye yeri gelince üfürüyorsun ama BM’ye gidip masaya yatıramadın, bir mektup bile yazamadın.

GÖÇ DALGASI GELDİ

Ve göç dalgası geldi. Önce 100 binleri aşmaz diyorduk, milyonlar, sonra 3,6 milyon resmi rakamlar. 5-6 milyon da olabilir, çünkü ne olup bittiğini kimse bilmiyor aslında. Akdeniz bir sığınmacı mezarlığına dönüştü. (Aylan bebeği hatırlatarak) O fotoğrafın sorumlusu başta oturan kişidir, Erdoğan’dır, ikincisi de emperyal güçlerdir. Geri kabul anlaşmasını yapmayın, yanlıştır dedik imzaladılar. Böylece Türkiye sığınmacılar için Avrupa’nın hapishanesi oldu. Sonra Amerika da Türkiye’ye desteğini çekti. Erdoğan, ‘Biz Özgür Suriye Ordusu’nu ey Amerika seninle beraber kurduk’ itirafında bulundu. Ne demiştim, emperyal güçler ateşi elleriyle tutmazlar, maşa kullanırlar.

KENDİLERİNİ İHBAR EDİYORLAR

Gencecik Suriyeliler gelirken, biz oraya kendi evlatlarımızı gönderiyoruz, şehit ediliyor. Suriyeliler bugün emeği sömürülen, itilip kakılan bir halk olarak aramızda duruyor. Bunu da itiraf ediyorlar, acı olan bu. İçişleri Bakanı bu insanların kaçak çalıştırılıp sömürüldüğünü söyleyip, dünyaya ihbar ediyor. Sınırlarımızda Cumhuriyet tarihinin en kontrollü dönemini yaşıyoruz diyorlar. Lafa bakın. Van Gölü de Akdeniz gibi göçmen mezarlığına dönüştü. İran üzerinden 3 büyük şebeke bu organizasyonu yapıyor. İnsan kaçakçılığı yanında uyuşturucu kaçakçılığı da yapıyorlar. Siyasi gücü olmadan 30’lu 40’lı gruplar halinde Türkiye’ye insan sokmaları mümkün mü?”

GİDECEKLER ÇOK NET

KILIÇDAROĞLU, “Eğer bugün sığınmacılar konusunda bir toplumsal tepki oluşmuşsa bu çok tehlikelidir. Bu tepkiyi kaşımamak lazım” diyerek şöyle devam etti: “Tehlikeli bir gelişme. Gettolar oluşmaya başladı. Buralar birer bomba gibi. Gerginliği arttırmanın bu ülkeye faydası yok. İki yılda göndereceğim vaadim vardı. Gidecekler, görüşümüz belli, çok açık net. Milletimizin tertemiz alnına ırkçılık lekesini sürdürmeyeceğiz. Asla ırkçılık olmaz. Asla kayıkçı kavgalarına dahil olmayacağız. İkinci suçlu AB. Suriye’de kan gövdeyi götürürken beylerin kılı bile kıpırdamadı. Ne zaman kıpırdadı, Türkiye’den sığınmacılar gidince. Demokrasi, insan hakları diyorsun, neden bunları kabul etmiyorsun? Yok yemezler kardeşim. 3 değil 53 milyar da versen bu ülkenin itibarını sattırmayız.”

MÜLTECİ POLİTİKASINA DÖVİZLİ ELEŞTİRİ

Kılıçdaroğlu, grup toplantısı sırasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 3 Mayıs 2019’da dile getirdiği, “Bugün Avrupa ülkeleri hâlâ huzur içinde yaşıyor olmalarını Türkiye’nin 4 milyon sığınmacıyı kendi topraklarında misafir etmesine borçludur” sözlerinin yer aldığı dövizi kürsüden gösterdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.