Darbukanın kraliçesi

Son haftalarda sosyal medyada ona mutlaka rastlamışsınızdır. Popüler şarkılarla birlikte çaldığı darbuka performansıyla dikkat çeken ve milyonlarca kişi tarafından izlenen perküsyon sanatçısı Ceren Özdemir, doğduğu günden beri ritimle yatıp ritimle kalkan bir müzisyen. Pandemi öncesine kadar Eskişehir Belediyesi’nde hem senfoni orkestrasında çalıyor hem de vurmalı çalgılar topluluğu şefi olarak görev yapıyordu. Bir yandan da kız çocuklarına ritim dersleri veren Özdemir’in müzikal kariyeri sosyal medyada paylaştığı darbuka videolarından sonra değişti. Kâh klasik batı müziğine darbukayla farklı bir soluk getiriyor kâh 90’lar şarkılarını darbukanın enerjisiyle birleştiriyor. Şimdilerde darbuka şovuyla farklı şehirlerdeki otellerde sahne alarak Türkiye’yi gezen Özdemir bir yandan da handpan isimli enstrümanı çalıyor ve yaygınlaştırmaya çalışıyor.

Son olarak Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un eşi Pervin Ersoy tarafından paylaşılan ve Rotahane isimli projeye davet edilen Özdemir, Türkiye’nin tarihi yerlerinde darbuka çalarak yurtdışında da büyük beğeni toplamış durumda.

ÖNCE BATERİ ÇALDIM

Bir araya geldiğimiz Özdemir, ritimle olan aşkını şöyle anlatıyor: “İzmir ve Çanakkale’de büyüdüm. Müziği ve dansı çok seven bir ailem var. Adeta Roman mahallesinde büyümüş gibiyim. Tüm ailemin müziğe yeteneği var ama bunu profesyonel olarak ilk yapan kişi benim. 5 yaşından beri ritmik müziğe yetenekli olduğum fark edilmişti. Üniversiteye kadar bateri çaldım. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Moda Tasarımı Bölümü’ne girdim. Eşzamanlı olarak konservatuvar eğitimi aldım. Üniversite bünyesinde çok sesli vurmalı bir orkestra oluşturduk. Hocam Selçuk Yüksel vuruş tekniğimden kaynaklı darbuka çalmamı önerdi.

Darbukanın kraliçesi

BÜYÜKERŞEN GÖRDÜ

Bateriden darbukaya geçmek benim için zor olmadı. Yüksel ile birlikte onun perküsyon eğitimi verdiği atölyelere gidip hocaya asistanlık yapmaya başladım. Bir yandan da sivil toplum faaliyetlerine çok meraklıydım. Mezun olmadan önce son yılımda LÖSEV yararına sahneye çıktım. Klasik müzik ve darbukayı birleştirdiğim bir performans sergiledim. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen performansımı gördü ve beni belediye orkestrasına davet etti.”

VE BİREYSEL ŞOVA

Belediye orkestrasında kadrolu olarak Vurmalı Çalgılar Topluluğu Şefi olan Özdemir bir yandan da kadınlar için perküsyon dersleri vermeye başlamış. “Senfoni orkestrasıyla birlikte çalışmak bana büyük değer kattı. Onlarla birlikte çok farklı müzik aletleri çalma fırsatı buldum” diyen Özdemir’in mutlu giden müzikal kariyeri pandemiyle birlikte sekteye uğramış. Özdemir anlatıyor: “Tüm etkinlikler iptal edilince bu beni çok yordu çünkü çok yüksek enerjim var ve müzik yapmayı çok seviyorum. Bu yüzden o dönemde kendi projelerimi geliştirmeye, kompozisyonlar oluşturmaya başladım. Sadece Türk müziği değil dünya müziğine de eğildim. Sosyal medyaya içerikler ürettim. Darbukayla sahneye çıkmayı hiç düşünmemiştim. Hep orkestral bir mantığım vardı.

LÜTFEN BİR DENE

Bir gün bir YouTube kanalı beni tek başıma konuk etti. Burada bir performans sergiledim. Eskişehir’de bir mekânın sahibi bu performansı görünce benden sahneye çıkmamı istedi. Mekânın sahibi de bir kadındı, ‘lütfen bir kez dene’ dedi. Bir anda beklemediğim kadar güzel tepkiler aldım. Hem popüler batı müziği, 90’lar Türkçe pop gibi müziklerle darbukayı birleştirdim. Burada yaptığım müzik yine sosyal medyada paylaşılmaya başlandı. Bir anda Türkiye’nin dört bir yanından teklif geldi. Birlikte müzik yaptığım prodüktörüm Utku Karahan ile farklı şehirlerde çalışmaya başladık.”

İNSANLARIN ŞAŞIRMASI ATEŞLİYOR

Darbuka çalan bir kadın olarak nasıl tepkiler aldığını sorduğumda Özdemir yanıtlıyor: “Darbuka çalan kadınlar olarak bir elin parmağını geçmeyecek kadar azız. İnsanların görünce şaşırması beni ateşliyor. Kadın olmamla ilgili yapılan yorumlar beni motive ediyor. Sosyal medyada pek çok video gönderiyorlar. ‘Kızım da ritme yetenekli umarım senin gibi olur’ yazıyorlar. Bunlar beni çok mutlu ediyor. Sanırım vurmalı enstrümanlar erkek egemen toplumda sert vuruşlar içerdiği için erkeklere uygun görülüyor. Müziğin cinsiyeti olmaz. Şimdiye kadar girdiğim orkestralarda inanılmaz bir erkek dayanışmasına şahit oldum. ‘Darbuka çalan kadın mı olur’ diye bakanlar oldu. ‘Ben yaptım oldu’ dedim. Yeni yeni perküsyon sanatçısı kadınlarla tanışıyorum. Sayımızın artması çok önemli.”

HANDPAN HAYRANI

6 yıl önce karşılaştığı Handpan isimli enstrümandan büyülendiğini anlatan Özdemir, bunun da Türkiye’deki temsilcilerinden biri olmuş: “Uzay mekiği gibi bir enstrüman. Sesinden çok etkilendim. Üniversite son sınıftaydım ve para biriktirip Kore’den bu enstrümanı getirttim. Müzikte farklı türleri karıştırmayı çok seviyorum. Şimdi albüm kaydetmeyi planlıyoruz. Elektronik müzik ile handpan çalacağım. Darbuka performanslarım da olacak.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.