Kurtulmuş : Suriyeli kardeşlerimiz ülkelerinde selamet sağlanınca gönüllü şekilde dönecektir

AK Parti Genel Başkanvekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Cevahir Otel ve Kongre Merkezi’nde ‘Daha Adil Bir Dünya İçin Küresel Barışın Tesisi’ temasıyla gerçekleşen 3’üncü Uluslararası Model İslam İşbirliği Teşkilatı Liseler Zirvesi’nin kapanış törenine katıldı.

Beyoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı, Beyoğlu Anadolu İmam Hatip Lisesi ve İslam İşbirliği Gençlik Forumu (ICYF) işbirliğiyle düzenlenen törende konuşan Kurtulmuş, yeni ve adil bir dünya kurulabilmesi mücadele ettiklerini ifade etti. Kurtulmuş “Bugün, bu salonda bulunan genç kardeşlerimizin, kendi hayatları boyunca karşılaşacakları mükemmel sonucu elde edileceğinden adım kadar eminim. Belki bizler görmeyeceğiz ama, yeni bir dünya sisteminin kurulduğu, yeni Birleşmiş Milletler yapılanmasının olduğunu, dünyada yeni bir siyasal ve ekonomik mimarinin oluştuğunu, bu salonda bulunan gençler görecektir ve inşallah öncülük edeceklerdir” dedi.

Dünyanın ve İslam dünyasının önemli bir tarihi süreçten geçtiğini söyleyen Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Büyük kırılmaların, büyük yok oluşların, büyük altüst oluşların yaşandığı bir dönemi hep beraber idrak ediyoruz. 2001’den başlatacak olursak, 20 yılı aşkın bir süredir İslam dünyası fevkalade önemli hadiseleri yaşamaktadır. 11 Eylül 2001, arkasından 2003’te başlayan Irak’ın işgal süreci ve arkasından da Arap baharı olarak tezahür eden olaylarla birlikte ortaya çıkan gelişmeler İslam dünyasını, fevkalade büyük bir türbülansın içine sokmuş, fevkalade büyük çelişkilerin, çatışmaların, kırılmaların yaşandığı bir döneme şahit olunmuştur. Aynı şekilde son 20-21 yıl içerisinde de dünya bakımından da önemli gelişmelerin yaşandığı fevkalade büyük türbülansları birlikte idrak ettik. Bunlardan sadece 2 tanesi bile, dünyanın geçmiş dönemlerinde yaşadığı büyük türbülansları aratmayacak, hatta onlardan çok daha üstte olan değişiklikleri ortaya koydu. Bunlardan birisi, 2008 yılında yaşadığımız küresel krizdir, bir diğeri ise sonuna doğru geldiğimiz ve bütün insanlığı etkileyen covid krizidir. Bütün bunlarla birlikte dünya fevkalade büyük bir gerilimin, çatışmaların içerisine girdi ve önemli gelişmeleri eş zamanlı olarak yaşıyoruz. Dolayısıyla bu süreç içerisinde yaşadığımız bu gelişmelerin bizim karşımıza büyük sorunlar çıkardığını biliyoruz. Ama hiç unutmayalım, büyük sorunlarla birlikte bu dönem, Müslüman dünyasının, İslam dünyasının gençlerine ve İslam ülkelerine de fevkalade büyük fırsatlar çıkarmaktadır. Onun için İslam işbirliği teşkilatının, başta Arap gövdesi olmak üzere, bütün kurum ve kuruluşlarımızın bu dönemin ortaya çıkaracağı ve çıkardığı fırsatları iyi değerlendirmesi ve İslam ülkelerinin bundan sonra insanlığın tamamına söz söyleyebilecek bir güce kavuşmasını temin etmemiz hepimizin vazifesidir. Bunun için her platformda ve her alanda İslam ülkelerinin arasında dayanışmanın, iş birliğinin ve yardımlaşmanın önemi geçmiş dönemlere göre çok daha fazla artmıştır. Bunun için işlerimizi sadece kurumsal kimliklerin ortaya koymuş olduğu kimlikler olarak değil, gönülden, zihinlerimizin bütünüyle, benliğimizin tamamıyla dört elle sarılarak inşallah bu dönemi İslam dünyası için ve tüm insanlık için büyük bir fırsata çevireceğiz.”

“YENİDEN SÖZ SÖYLEME SIRASI İSLAM DÜNYASINA GELMİŞTİR”

Batı dünyası ve batının ortaya koymuş olduğu uluslararası paradigmaların tamamen çöktüğünü ileri süren Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, “Hiçbir kurum ve kuruluşun dünya sisteminde barışın, esenliği ve huzuru sağlaması mümkün değildir. Önümüze çıkan her olay, dünya sisteminin yapısal olarak iflas ettiğini ve ama ondan da önce, her olay, dünya sistemini doğuran zihin dünyasının çökük dağlarını gösteriyor. Yani küresel paradigmanın iflas ettiğini her haliyle ortaya koyuyor. Bunun için işte İslam dünyasının en büyük avantajı buradadır. Farklı bir medeniyet olarak, yeniden külleri üzerinde ayağa kalkma gayreti içerisinde olan bir büyük medeniyet olarak, geçmiş dönemlerde, dünyanın her tarafında, Endülüs’te, Maveraünnehir’e kadar, bütün dünyada hakim ve etkin olmuş büyük bir medeniyet olarak yeniden sözü söyleme sırası İslam dünyasına gelmiştir, İslam ülkelerinin gençlerine gelmiştir. Sözün en güzelini, en iyi şekilde, yürekten, sadece bizim hayrımıza olacak şekilde değil, 8 milyar insanlık ailesinin hayrına olacak şekilde söyleyeceğiz ve bunun için mücadele edeceğiz. Dolayısıyla yıkılmış, dağılmış olan küresel bir paradigmaya karşı, yeni ve insani bir paradigmayı geliştirme sorumluluğu bu salonda, ötesini gördüğümüz İslam dünyasının gençlerinin omuzlarının üstündedir” şeklinde konuştu.

AVRUPA GÖÇMEN MESELESİNİN SEBEPLERİNİ TARTIŞMIYOR

Avrupa’da ırkçılık ve yabancı düşmanlığının son yıllarda arttığını ve buna bağlı olarak göçmen krizleri yaşandığını öne süren AK Parti Genel Başkanvekili Kurtulmuş, bunların sadece sonuç olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

“Uzunca bir süredir Avrupa’da, Batı’da göçmen meselesi önemli bir meseledir. Tartışılıyor ama Avrupa’da ben bugüne kadar göçmen meselesinin sebepleri üzerinde çok fazla tartışıldığını hiç duymadım. Afganistanlı göçmenlerden bahsediliyor değil mi? Afganistan’ın önce Ruslar, arkasından Amerikalılar tarafından tarafından işgali olmasaydı bugün Afganistanlı kardeşlerimiz, dünyanın dört bir tarafına, sadece yaşamak için göç etmek zorunda kalmazlardı. Orta Doğu’da terör örgütleri vasıtasıyla, önce Amerika’nın 2003’te işgaliyle başlayan bu süreç olmasaydı, Irak ve Suriye hallaç pamuğu gibi dağıtılmasıydı, oradaki Türkler, Kürtler, Araplar, Ezidiler, Müslümanlar, gayrimüslimler, Sünniler, Şiiler şehirlerini terk etmek zorunda kalmasaydı, Orta Doğu’da bir göçmen meselesinden bahsedilebilir miydi? Şimdi kendilerinin önünde olan bu göçmen sorununun üzerinden yabancı düşmanlığını ve İslam düşmanlığını körükleyenler önce otursunlar, kendilerine baksınlar. ‘Bu Orta Doğu’daki örgütlere biz niye yıllar boyunca silah dağıttık’, ‘Bunlara niye lojistik destek verdik’, ‘Niye bunlara siyasi ve istihbari destek verdik’ diye kendilerini suçlasınlar. Bugün göçmen meselesi üzerinden konuşanlar ve bunu maalesef insanlık tarihinin görmediği bir İslam düşmanlığına çevirmeyi marifet sananlar ve böylece kendi ülkelerinde aşırı ırkçılığı ortaya koymaya çalışanlar, faşist ideolojilerin yeniden dirilmesine müsaade edenler önce dönsünler, baksınlar da Irak’ı biz niye işgal ettik diye suçu kendilerinde arasınlar.”

ÜLKEMİZDE HİÇBİR ZAMAN YABANCI DÜŞMANLIĞI OLMAMIŞTIR

Kurtulmuş, Türkiye’de son günlerde yaşanan göçmenlik tartışmalarıyla ilgili ise “Özellikle son günlerde Türkiye’de de göçmen meselesi ve Türkiye’deki, buraya gelmiş olan kardeşlerimiz üzerinden bazı yanlış algılar, operasyonlar yapılmaya çalışılıyor. Şunu çok açık söylemek isterim, hiç kimse, hangi şart içerisinde olursa olsun ülkesini, evini ve ailesini terk ederek başka bilmediği bir ülkeye, bilmediği bir hayata doğru göç etmek istemez. Ama bugün burada çok kısaca ifade ettiğimiz bu gelişmeler, savaşlar, çalışmalar, terör örgütleri vesayet savaşları maalesef sadece bizi değil dünyanın dört bir tarafını etkiliyor ve büyük bir göçmen krizi dünyanın önemli sorunlarından, sonuçlarından birisi haline gelmiştir. Biz diğerleri gibi yabancı düşmanlığı üzerinden bu konuya bakamayız. Çünkü biz insanları Hazreti Ali Efendimizin bize tavsiye ettiği üzere yaratılışta, eş, Müslümanları da dinde kardeş olarak görüyoruz. Sorumluluk gördüğümüz her insana Hazreti insan gözüyle bakarız. Onun probleminin nasıl giderilebileceğine ilişkin insani bütün çözümlerimizi ortaya koyarız. Dolayısıyla göçmen meselesi üzerinden tarihi boyunca, kuruluşundan bu yana bir devlet olarak ayağa kalkışından bu yana Müslüman bir millet olarak büyük bir medeniyet beşiği olan bu ülkemizde hiçbir zaman yabancı düşmanlığı olmamış, hiçbir zaman ötekileştirme olmamış, hiçbir zaman insana Hazreti insan gözü dışında bakılmamıştır, bakılmayacaktır” diye konuştu.

GÖÇMENLERİN KENDİ ÜLKELERİNE SALİMEN DÖNEBİLMELERİ İÇİN PROJELER YAPILIYOR

Ülkelerine dönmek isteyen göçmenler için çalışmalar yapıldığının altını çizen AK Parti Genel Başkanvekili Prof. Dr. Numan Kurtulmuş “Küresel sorunların sonucu olan bu göçmen meselesini de inşallah artan ırkçılığın, gelişen faşizmin bir aracı haline döndürmeden, makul ve gerçekten elverişli politikalar kullanarak çözeceğiz. Ve inşallah Türkiye’de sayıları abartılı bir şekilde ortaya konulan Suriyeli kardeşlerimiz başta olmak üzere göçmen kardeşlerimizin kendi ülkelerine salimen dönebilmesi için bütün projeler yapılıyor. Bugün hükümet toplantısından sonra bunlarla ilgili muhtemelen ayrıntılar da ortaya çıkacaktır. Ve Suriyeli kardeşlerimiz hayatta kalmak için kaçtıkları bombalardan, kimyasal silahlardan kaçtıkları Suriye’ye inşallah orada emniyet ve selamlar sağlanır sağlanmaz emin bir şekilde ve gönüllü bir şekilde geri döneceklerdir” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.